Dil nelerden oluşur?

Bu soru çok geniş bir konuyu yargılıyor. Tabii ki nelerden oluştuğu söylenecek. Ancak şimdi değil de biraz ileride… Temel olarak seslerden oluşur denilebilir.

Sesler mi? a, b, c, d gibi mi? Hadi canım!

Tabii ki. Çünkü, sözcükler seslerden oluşur. Daha sonra o sözcüğe ek başka anlamlar da yüklenebilir. Ancak bir dilin temel yapı taşı seslerdir. Ve sesler dilden dile değişebilir. Ya da bir ses bir dilde oluşturduğu sözcüğün sesletimine, devamında gelen sesin incelik-kalınlık özelliklerine göre aynı yazılsa bile farklı okunabilir. Örneğin “lale” sözcüğündeki “l” sesinin birincisi kalın ikincisi ise incedir. Veya İngilizce’de yer alan “x” sesi bizim dilimizde yoktur. Alımlama yolu ile geçen “x” li sözcükler ise, yine İngilizce’deki okunuşundan alımlama yaparak “ks” olarak sesletilir. Sesler dilin yapı taşıdır ve sözcükleri oluşturur.

Sözcük ne? Kelime ne?

İkisi de aynı şey… Sözcük Türkçe olduğu için kullanımı yaygınlaşmaktadır. Sözcük dilin anlamlı en küçük birimidir. Tek sesli veya heceli bile olsa, eğer anlamı varsa bir sözcüktür. Örneğin “O” sözcüğü tek seslidir, ancak anlamı vardır. Dolayısıyla bir sözcüktür. “su” da tek heceli ancak iki sesli bir sözcük örneğidir.

Eee, o zaman dildeki her şey sözcük? Ortaç (sıfat), adıl (zamir) nereye gitti?

Evet dildeki her şey sözcüktür. Ortaçlar ve eylemler (fiiller) de sözcüklerdir. Ne var ki her biri gerek sözlüksel açıdan, gerekse tümce içerisinde geldiği konuma göre tanımlanır.

Yaa! Bunlar ne? Ortaç, Adıl, Eylem, Sözlükçe, Sözlüksel, Tümce?

Modern dilbilgisel tanımlamalar için kullanılan Türkçe terimlerdir. Sözlükçe sözlük bilgisi, kelime bilgisi; sözlüksel bir sözcüğün sözlük açıklaması, tümce ise cümle demektir. Ortaç-sıfat, adıl-zamir, eylem-fiil, ad-isim anlamlarındadır. 

Anladım… O halde ortaçtan başlayalım… Yani sıfattan… Ortaç nedir?

Bu sözcükler sözlükçede ad olan, tümce içerisinde eğer bir ada niteleme yaparsa ortaç olan sözcüklerdir. Bir başka deyişle, dilde dilbilgisel kategori açısından ortaç diye bir sözcük bulunmamaktadır.    Tümcede ad soylu sözcükler hakkında, “renk, durum, sayı, işaret vb… özellikleri veren sözcükler, tümce içerisinde konuma göre adlandırılan ortaçlardır. Bu sözcüklere sözlük halleri ile (kırmızı) ortaç tanımlaması yapılmamalıdır.

Hmm! O halde sözlüksel açıdan ortaç ne? Konuma göre ortaç ne?

İşte temel sıkıntı burada başlamaktadır: Dildeki sözcüklerin tanımlanması. Dildeki tüm sözcükler temelde ad ve eylem olarak ikiye ayrılır.

Efendim?

Evet. Aslında sıfat ve zamir diyebileceğimiz sözcükler birer dilbilgisel ulam değillerdir. Bunlar, sözcüklerin tümce içerisinde geldikleri konuma göre adlandırılmalarıdır. Örnekle betimlenecek olursa, “kırmızı” sözcüğü bir renk adıdır. Yani ad, isimdir. Ancak tümcede bu sözcük bir başka adın rengini bildirirse (kırmızı kitap) ad soylu bir sözcük olan ortaç haline gelir. Ancak sadece bu konumda bir ortaç olur. Tek başına kullanımda ise  (sözlüksel açıdan) bir renk adıdır.

O halde zamir (adıl) nedir?

Aynı ortaçlar gibi dilimizde doğrudan adıl tanımlaması yapacağımız sözcükler de bulunmamaktadır. Çünkü adıllar da aynı ortaçlar gibi, bir dilbilgisel ulam (kategori) değil, tümce içerisinde bir adın konumuna gelebilen ad soylu sözcüklerdir.

Yoksa o da mı yok?

Evet. Aynı kullanım ve yorum onun için de yapılabilir. Çünkü “O” sözcüğü ne bir adıl ne de bir ortaçtır. “o” bir diğerbaşka anlamlarına gelen bir addır. Örneklerde bu durum daha net görülecektir. “o kız” tamlamasında ortaç (sıfat) olan “o”, “O geldi” tümcesinde adıl (zamir) durumundadır. Yani kendisi bir ad olan sözcük, konuma göre ortaç veya adıl olmaktadır. 

Peki ya eylemler?

Eylemler için hem sözlüksel hem de konumsal tanımlama mümkündür. Sözlüksel eylem tanımı için “Bir iş, oluş, hareket bildiren sözcük.” tanımlaması yeterlidir.

Eylemler tümcede içerdikleri anlamları (sözlüksel anlamları) ile kullanılabilirler. “Ahmet eve su içmeye gitti.” Tümcesinde “içmek” eylemi sözlüksel anlamı ile kullanılmıştır. Konuma göre ise eylemler çekimlenmiş eylem olarak adlandırılmalıdır. Çekimlenmiş eylemler zaman özelliklerini üzerinde taşıyan eylemlerdir. Aynı tümceye bakacak olursak “Ahmet eve su içmeye gitti.” Tümcesinde bu kez çekimlenmiş eylem (konuma göre eylem) “gitti” eylemidir. Çünkü zaman özelliklerini bu eylem taşımaktadır. 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir