Herkesin anadili var mı?

Elbette… Belli bir çevrede doğmuş her insan bir dile sahip olur ve bu dil onun ana dilidir.

Anadili olmayan var mı?

Elbette… Temel dil edinim sürecinde dile özgü yapılarında sorun olan her bir birey ana dile özgü problemler yaşayabilir. Ancak bu insanlar da doğrudan olmasa da bir şekilde anadile sahiptirler.

Dilden başka dile özgü organlar neler ki?

Normal bir süreçte dünyaya gelen ve fiziksel veya zihinsel dile özgü organlarında ve sistemlerinde bir hasar bulunmayan her insan yaşadığı ortamda bulunan dili öğrenme yetisi ile dünyaya gelir… Dil ve Dilsel organlar başlığında bu organlar ve sistemlerden bahsedilmiştir.

Dil yetisi mi?

Evet… Modern dil incelemelerine göre insanın doğuştan bir dil edinme becerisi ile dünyaya geldiği kabul edilmektedir.

Anadil nedir?

Bir bireyin doğuştan getirdiği dilsel yeti ile çevresinde duyduğu sesleri farklı dönemler içerisinde edinmesi ve kullanması ile dil gelişir ve bu o insanın ana dilidir.

Peki bu dile özgü sistemler ve organlar nelerdir?

Dil edinimi ve dilin üretim süreci öyle çok da basit bir durum teşkil etmez. Bir dili edinmek ve üretmek karmaşık bir sistemdir. Bu süreç boyunca beyin, kulak, ağız, gırtlak, akciğerler ve bu organlara bağlı sistemler büyük rol oynar…

Bu konuyu biraz daha açsak?

Dil ve Dilsel Organlar adlı başlıkta daha detaylı veriler elde edebilirsiniz. Şu an için, yukarıda adı geçen organları ve sistemleri bilmeniz yeterlidir.

Mademki doğuştan geliyor; dilin genetik aktarımı diye bir şey var mıdır? Yoksa dili anne ve babadan gelen kromozomlar değil de yaşanılan ortam mı belirler?

Dil ediniminde birey belli bir dil yetisi ile doğar ve bu yeti çevreye göre biçimlenir. Ve doğuştan gelen özellikler sadece dil edinmeye ve üretmeye özgü yetenek ile dünyaya gelmektir. Bu noktada, anne ve babadan gelen kromozomlar bu yetiyi şekillendirmez… Ne var ki; anne ve babadan geçen dile özgü organlar veya sistemlerdeki genetik problemler tabi ki dil edinimini etkileyebilir. Yetinin dış çevre ile birleşmesi sonucu dil edinim ve üretim süreci başlar…

Bu edinim ve üretim süreci ne zaman başlar?

Anadil edinimi bebeklik döneminde başlar. Bu sebeple bu başlık altında anadil edinimine özgü konuşmak gerekmektedir. İkinci dil veya yabancı dil ediniminde durum baştan aşağı değişmektedir…

O zaman yeniliyorum. Bebek için bu süreç ne zaman başlar?

Birçok güncel araştırmaya göre anne rahmindeyken işitme ve zihinsel beceri süreci tamamlandığında anadil ediniminin başladığı bilinmektedir.

Anne rahmindeyken?

Evet…

Peki sonra?

Daha sonra belli aşamalar geçerek bebek dili oluşmaya başlar. Bu süreç farklı sebeplerle engellenir ise edinim yavaşlar veya gerçekleşmez.

Bebek dili ve bu engeller nelerdir?

Bebek dili bebek tarafından üretilen ve anlaşılmayan seslerden oluşan sürece verilen addır. Bu engellemeler ise doğuştan gelen dile özgü organlar ve sistemlerdeki hasarlar olabilir. Özellikle işitme sistemi ve kulaklarda meydana gelen hasarlar bebek dili ve daha sonra ortaya çıkacak olan anadil için büyük sıkıntılara sebep olacaktır.

Tüm bebekler aynı dile mi sahip peki? Yoksa farklı farklı bebek dilleri mi var?

Anlamlı sesler yani sözcükler oluşmadığı için, bu dönemde tüm bebeklerin tek bir dile sahip olduğu düşünülmektedir. Daha sonra bu sesler farklılaşır ve çevreden algılanan dile dönüşerek anadil seviyesine yükselir.

“Yeni doğum yaptım ve bir oğlum oldu. İleride dil problemi yaşamaması için ne yapmalıyım?”

Günümüzde artık birçok hastanede doğumun hemen ardından, hatta doğumdan bile önce, bebeğin organlarına özgü tetkikler ve gözlemler yapılmaktadır. Bu süreci önemle takip etmeniz gerekmektedir.  

Bebek anadilini ne kadar sürede öğrenir?

Dil öğrenimi doğal bir süreçtir… Bu süreç, dolayısıyla, bebekten bebeğe değişmektedir. Ancak, yukarıda bahsedildiği gibi bebeğin dile özgü organlarında ve sistemlerinde bir hasar yoksa er ya da geç bu dönem gerçekleşir.

Peki, Bebek Dili ne kadar sürer?

Farklı aşamalardan geçerek anadil seviyesine yükselen bebek dili, anlamlı sözcükler üretilmeye başladığı ve anlamanın da gerçekleştiği döneme kadar sürer.

Bu aşamalar nelerdir?

Bebek anne rahminden itibaren sesleri duymaya başlar. Doğumdan hemen sonra ve sözcük üretim dönemine kadar duygularını ve isteklerini ağlayarak dile getirirler. Yani bir çeşit işaret dili kullanırlar. Doğumdan yaklaşık 3 ay sonra uzun/kısa tek sesli veya tek heceli sesler (aaaa, ıııı, ggg, ba, ga, gu) çıkarmaya başlarlar ve bu dönem uzun sürer. Hemen ardından, çevresindeki sesleri taklit etme dönemi ile ilk dönem birleşir ve bebek bu farklı sesleri artık tek veya iki heceli şekilde söylemeye başlar (baba, gaga, mama, zuuu)… Bu iki dönem ve bir şeyi gördüğünde işaret dili kullanması yaklaşık 1 yaşına kadar devam eder…

Daha sonra?

Bebek (bebeğe ve ortama göre değişse de) doğumdan 1 yıl veya birkaç ay geçtikten sonra anlamlı sesler yani sözcükler üretmeye başlar. Bu sözcükler çoğunlukla temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanacağı sözcükler olacaktır… Yani ilk dönem sözcükleri “anne, baba, su, mama” gibi sözcüklerdir.

“Bebeğim 1 yaşına kadar bu sesleri üretebiliyordu. Ancak, orta kulak iltihabı geçirdi ve o süreçten sonra dil edinimi diğer çocuklara göre zayıfladı. Sebebi ne olabilir?”

Bebeklerin doğumdan sonra dile özgü organlarında ve sistemlerinde meydana gelen hasarlar bebeklerin, dil edinim sürecini olumsuz etkiler. Özellikle dilin temeli işitme ve beyin ikilisi arasında gerçekleşir. Bu sebeple, bu organlardaki hasarlar, ya bozuk/anlaşılmaz üretime ya da tamamen üretememeye dönüşür. Çünkü işitmeden dil konuşulamaz. Ancak, dediğiniz gibi üretim süreci devam ediyor fakat biraz yavaş ilerliyorsa bir sorun yok gibi görünüyor. Çocuğunuzun işitme sistemini muayene ettirmeniz ve gereken tüm tedavi yöntemlerini yaptırmanız gerekmektedir.

Peki 1 yaşından sonra?

İlk dönem anlamlı sözcükleri yine temel ihtiyaçları karşılayacak ölçüde eylemler takip eder. Bunlar için de “gel, git, aç, ver” gibi sözcükler söylenebilir. Bebekler, çocukluk dönemine kadar bu süreçte eylemlere zamanları ekleyemeyebilirler. Bu dönemin sonlarında bebek temel işaret ve soru sözcüklerini de öğrenir.

Enteresan…

Bu süreci takiben “soru sorarak edinme” dönemi başlamaktadır. Bu dönem bebekliğin son dönemlerine doğru gerçekleşmektedir. Bu dönem boyunca zihinsel sözlükçe gelişmektedir. Bu süreçte, bir şeyin ne olduğunu sorabilen bebek/çocuk gördüğü her nesne hakkında çevresinden bilgi alır ve sözlükçe gelişir. İleride daha düzgün ve hızlı bir anadil edinimini, ötesinde de daha başarılı bir birey olmasını sağlayacak olan bu dönemde anne-baba ve çocuk ilişkisi çok önemlidir. Çocuğun sorduğu her soru net bir şekilde açıklanmalı ve betimlenmelidir.

“Bebeğim gayet güzel bir dönem geçirdi. Ancak bazı sözcükleri, anlaşılmıyor… Ya sesleri sesletemiyor ya da yanlış sesletiyor. Ne yapmalıyım?”

Bebeklerin ve çocukların dildeki tüm sözcükleri tam olarak sesletmeleri 6-7 yıl kadar sürebilir. Bu sebeple eğer edinim güzel ise korkacak bir şey yok. Fakat, 6-7 yıl sonunda eğer bu sıkıntı devam ediyorsa farklı kuruluşlardan yardım almanız gerekmektedir. Örneğin “r” sesi sesletimi bu süreçte kontrol edilmez ve göz ardı edilirse ileride kalıcı bir hal alabilir. Kalıcı olması bile, bir sorun teşkil etmez. Çünkü, dil iletişim içindir ve bu durumda birey iletişim kurabilir…

“Ben de bunu soracaktım. Çocuğum ilkokula başladı ve bazı sesleri sesletemediği için arkadaşları ona gülüyormuş. Çok üzülüyor. Ne yapmalıyım?”

Biraz önce dediğim gibi, çocuğun bazı sesleri üretememesi diline özgü bir problem teşkil etmemektedir. Ancak, bu tip ileride psikolojik problemler ortaya çıkaracak durumlarda öncelikle, sınıf öğretmeni ve mümkünse veliler ile görüşünüz. Eğer çocuğunuzun sesletim problemi devam ederse bu yönde hizmet veren kurum ve kuruluşlardan yardım alınız.

Anlıyorum. Bu süreci ne takip edecektir peki?

Bu süreçleri bilinçsizce ve başarı ile atlatan bir bebek 2 yaşına geldiğinde kendi diline özgü 1000 e yakın/aşkın sözcük bilgisi ile temel bütün ihtiyaçlarını ve temel zamanları kullanarak kendini açıklar ve anadilini iletişim için kullanır hale gelir…

“Benim çocuğum 2 yaşında. Dediğiniz birçok şey gerçekleşmedi. Ve bebeğim henüz tam olarak konuşmuyor.” Ne yapmalıyım?

Birincisi tam olarak konuşmuyor derken ne demek istediğinizi daha net açıklamalısınız. Çocuğunuz hiç mi konuşmuyor yoksa konuşuyor da anlaşılmıyor mu? Eğer temel ihtiyaçlarını dile getirebiliyorsa ve Türkçe sözcükler üretebiliyorsa hiçbir sorun yok… Ancak bu yaşta hâlâ hiçbir dilsel üretim yoksa mutlaka dile özgü organları ve sistemler ile ilgili tıbbi dalları ziyaret etmeniz gerekmektedir.

“Çocuğum kekeme. Ne yapmalıyım?”

Dile Özgü Problemler ve Dilsel Hastalıklar başlığı altında bu konuya değinilecektir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir